Kategori: Makaleler

25 Ocak 2025
bebek-psikiyatri-antalya3

Ergenlerde Cinsel Kimlik Karmaşası Ergenlik dönemi, bireyin fiziksel, duygusal ve sosyal anlamda hızlı değişimler yaşadığı, kimlik arayışlarının yoğunlaştığı bir süreçtir. Bu dönemde cinsel kimlik, bireyin kendini cinsel açıdan nasıl tanımladığını ve hissettiğini ifade eden önemli bir boyut olarak öne çıkar. Ergenler, toplumun cinsiyet rolleri ve cinsellik konusundaki beklentileriyle kendi duygu ve düşünceleri arasında bir denge kurmaya çalışırken kafa karışıklığı yaşayabilir. Özellikle medyanın, akran baskısının ve aile tutumlarının etkisiyle, genç bireyler kendilerini tanımlama konusunda zorlanabilir ve kimliklerini anlamlandırma sürecinde belirsizlik hissedebilir. Bu karmaşa, ergenin özgüvenini, sosyal ilişkilerini ve duygusal dengesini etkileyebilir. Ancak bu sürecin doğal bir gelişim aşaması olduğu unutulmamalıdır. Ergenlerin bu dönemde sağlıklı bir kimlik geliştirebilmeleri için güvenli bir ortamda duygularını ifade etmelerine olanak tanınmalı, empatiyle yaklaşılmalı ve desteklenmelidir. Ayrıca, ailelerin ve eğitimcilerin doğru bilgiye erişerek cinsellik ve kimlik gelişimi hakkında bilinçlenmeleri, ergenlerin kendilerini daha rahat hissetmelerine yardımcı olabilir. Cinsel kimlik karmaşasının bir sorun olarak değil, bireyin kendini tanıma sürecinin bir parçası olarak g�

25 Ocak 2025
antalya-cocuk-psikolog-psikiyatri-9

Çocuklarda Disleksi

Tanım ve Belirtiler Disleksi, bireyin okuma, yazma ve dil becerilerinde zorluk yaşamasına neden olan nörolojik temelli bir öğrenme bozukluğudur. Çocuklarda disleksi genellikle ilkokul yıllarında fark edilir ve harfleri tanıma, doğru telaffuz etme, kelimeleri bir araya getirme gibi becerilerde güçlükle kendini gösterir. Disleksi, zeka seviyesinden bağımsız bir durumdur ve erken teşhis edilmediğinde çocuğun özgüvenini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca dikkat eksikliği, okuma hızında düşüklük, kelimeleri tersten yazma veya yanlış heceleme gibi belirtiler de sıklıkla görülür. Disleksi ile Baş Etme ve Eğitim Yaklaşımları
Disleksi tanısı konulan çocuklar için bireyselleştirilmiş eğitim programları büyük önem taşır. Özel eğitim yöntemleri, fonetik temelli okuma programları ve teknolojik destekler, disleksili çocukların akademik başarılarını artırmada etkili olabilir. Öğretmenler ve ebeveynlerin sabırlı ve destekleyici bir tutum sergilemeleri, çocuğun motivasyonunu korumasına yardımcı olur. Ayrıca erken müdahale ile çocuğun güçlü yönlerine odaklanmak, öğrenme sürecini daha verimli hale getirebilir. Disleksi bir engel olarak değil, farklı bir öğrenme biçimi olarak kabul edildiğinde, bu çocukların potansiyellerini ortaya koymaları mümkün olur.

25 Ocak 2025

Ergenlerde İnternet ve Oyun Bağımlılığı

Günümüzde ergenler arasında internet ve oyun bağımlılığı, hızla büyüyen bir sorun haline gelmiştir. Teknolojinin yaygınlaşması ve akıllı cihazların erişilebilir hale gelmesi, gençlerin büyük bir kısmını dijital dünyada daha fazla vakit geçirmeye yönlendirmiştir. Sosyal medya, çevrim içi oyunlar ve dijital platformlar, ergenler için hem eğlence hem de iletişim aracı olmuştur. Ancak, bu durum kontrolsüz bir kullanımda ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Uzun süre ekran başında vakit geçirmek, uyku düzenini bozmakta, sosyal ilişkileri zayıflatmakta ve akademik başarıyı olumsuz etkilemektedir. Özellikle oyun bağımlılığı, gençlerin gerçek hayatla bağlarını koparmalarına, fiziksel ve psikolojik sağlıklarının zarar görmesine neden olabilmektedir. Bu bağımlılıkla mücadelede ailelere, eğitimcilere ve sağlık uzmanlarına önemli görevler düşmektedir. Ailelerin çocuklarıyla sağlıklı bir iletişim kurması, ekran sürelerini denetlemesi ve alternatif aktiviteler sunması önemlidir. Eğitimciler, öğrencilere zaman yönetimi ve dijital okuryazarlık konusunda rehberlik edebilir. Ayrıca, bilinçlendirme kampanyaları ve psikolojik destek programları aracılığıyla gençlerin bu tür bağımlılıklardan korunması sağlanabilir. İnternet ve oyun

17 Mayıs 2019

Uzm.Dr. Senem TURAN - Antalya Kolejinde Öğrencilere Ergenlik Semineri 1 Antalya Koleji Konyaaltı Kampüsü Ortaokul 6. sınıf öğrencilerine, Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzm. Dr. Senem Turan tarafından “Bana Neler Oluyor” konulu seminer verildi. Kızlara ve erkeklere yönelik ayrı ayrı yapılan ergenlik semineri sonunda öğrenciler merak ettikleri konular hakkında sorular sordu.   Uzm.Dr. Senem TURAN - Antalya Kolejinde Öğrencilere Ergenlik Semineri 2 Uzm.Dr. Senem TURAN - Antalya Kolejinde Öğrencilere Ergenlik Semineri 3

,
15 Eylül 2017
antalya-cocuk-psikolog-psikiyatri-10

Dünyada gelişim döneminin özelliklerine göre nesillere özel isimler verilmektedir. ‘’ X NESLİ’’ 1961-1981 yılları arasında doğanlar için kullanılırken, ‘’ Y NESLİ ‘’ terimi 1981 ile 2000 yılları arasında doğanlar için kullanılmaktadır. X ve Y neslini takiben ‘’ Z nesli’’ ise 1990 sonları ile 2012 yılları arasında doğanları kapsamaktadır. Bu nesile aynı zamanda ‘’internet nesli’’ de denilmektedir. Z nesli X neslinin çocuklarıdır. Yeni sessiz nesil olarak da anılan bu nesil, sabırsız ve anlık zihne sahip, kendinden önceki neslin hırslarına sahip olmayan, içe kapanık, ‘’ gerçek insanlar’’la vakit geçirmekten pek hoşlanmayan olarak tanımlanırlar. Daha çok tüketim odaklı oldukları ve önceki nesilden farklı olarak kitap okumaktan hoşlanmadıkları ve sosyokültürel etkinliklere pek ilgi göstermedikleri söylenebilir. Z nesli daha çok bireysel takıldıkları belirtilmektedir. İnternet gençliği interneti yoğun biçimde kullanan ( oyun oynama, sohbet etme, arkadaşları ile iletişim kurma, yalnızlığını giderme, ) ve yaşamında internetin önemli bir yere sahip olduğunu düşünen ergenlerdir. İnternet gençliğinin özellikleri arasında şunlar vardır:

  1. İnternetin oyun ve eğlence aracı olarak görülmesi
  2. Kendisi ile hemfikir olduğunu düşündüğü kişi

4 Mayıs 2017
antalya-cocuk-psikolog-psikiyatri-9

    Yaşamımız boyunca, bizi strese ya da sıkıntıya sokan pek çok olayla karşılaşırız. Sınavlar da bunun en güzel örneklerinden. Okula başladığımızdan beri sınavlar hayatımızın ayrılmaz parçası. Sınavlar neyi ne kadar öğrendiğimizin aynasıdır aslında ve bizim eksik olan bilgilerimizi tamamlamamız için bir fırsat sağlar. Ancak uzun yıllardır ne yazık ki sınavlar bu işlevlerinden oldukça uzak anlamlar taşımakta bireyler için. Başarılı -başarısız, değerli -değersiz, zeki ya da değil vb pek çok sıfatı içinde barındırarak her yaştan kişiyi etiketlemek için kullanılır durumda. Sınavlar bizim genel olarak nasıl olduğumuzu göstermez sadece öğrendiğimiz ya da çalıştığımız konu ile ilgili bilgi verir. Yani sınav sonuçları biz değilizdir.     Bazen sınavlar sonucunda elde ettiğimiz notlar o kadar önemli hale gelir ki sanki sınavların sonuçları biz oluruz. Bu da sınavlara gereğinden fazla anlam yüklememize ve kendi üzerimizde baskı yaratmamıza sebep olur. Bu baskı bazen öylesine artar ki sınavda yapabilecekken bile yapamaz duruma getirir, ruhsal ve fiziksel iyilik halimizi hatta aile ilişkilerimizi etkiler hale gelir. Sınavla ile ilgili düşüncelerimiz onu canavara dönüştürür.. Örneğin, sınava hazırlanırken ne kada

Buradayız. Nasıl Yardımcı Olabiliriz?
Whatsapp Destek Hattı
Merhaba Whatsapp üzerinden bize yazabilirsiniz.